Sinyal

 

Temel'e bak bakalim arabanin sinyalleri calisiyormu, demisler.

Calisayi,

Calismayi,

calisayi,

calismayi.....

 

--------------------------------------------------------------------------

 

Müdür

 

Temel sinemanın birinde müdür olmuş. Bir seyirci gelmiş,

- Sigara içebilir miyim?

- Hayır, demiş Temel.

- Ama herkes içiyor.

- Onlar sormatiler ci.

 

 

------------------------------------------------------------------------

 

Piyango bileti

 

Cemal iki tane piyango bileti almış. Temel karşı çıkmış,

- Manyak Cemal, Niye ici tane altun? Puyuk ikramiye pi tane.

 

------------------------------------------------------------------------

 

Maç

 

İki Karadeniz takımı: Ordu sporla Sinop maç yapıyorlarmış. O esnada

stadın yanından bir tren geçiyormuş. Sinoplular trenin düdüğünü hakemin

biti düdüğü zannetmişler. Ve sahayı terk etmişler. Kalan 85 dakikada

Orduspor da gol atamayınca maç 0-0 berabere bitmiş.

 

------------------------------------------------------------------------

 

Mezarlık

 

Dört kişilik bir eğitim uçağı karadenizde mezarlığa düşmüş...... Lazlar

80 ceset çıkarmışlar ve olu sayısının artmasından korkuyorlarmış

 

------------------------------------------------------------------------

 

Deve kuşları

 

Temel Avustralya'ya deve kuşu avlamaya seyahate çıkıyor. Orada

malzemelerin hazırlayıp maceraya atılıyor. Bir virajı dönünce bakıyor 15,

20 tane devekuşu. Hemen arabayı durduruyor silahını doğrultuyor.

Devekuşları silahı görünce ürkerek kafaları-ını kuma gömüyorlar. yani

kendi akıllarınca saklanıyorlar. Temel etrafa bakıyor. ve kendi kendine

sinirli sinirli soruyor:

- Ulan nereye gitti bu hayvanlar?

 

------------------------------------------------------------------------

 

Paraşüt

 

Lazlar yeni bir paraşüt icat etmişler: Yere çarpınca açılıyormuş....

 

------------------------------------------------------------------------

 

Niçinmiş?

 

Karadenizlilere niçin Perşembe günü fıkra anlatılmaz?

Cevap: cuma namazında gülmesinler diye ..

 

------------------------------------------------------------------------

 

Limon kalmadı

 

Karadenizlinin birisi bara girmiş 'barmen bey' demiş,'limonsuz tekila'

Barmen:

- Beyefendi limonumuz kalmadı kusura bakmayın. portakalsız versek olur mu?

 

------------------------------------------------------------------------

 

Ormanın güzelliği

 

Temelle Dursun ormanda uyuyorlar bir ara Temel Dursun'a sesleniyor.

- Dursun ormanın güzelliğine bak.

Dursun:

- Ağaçlardan göremiyorum ki.

 

------------------------------------------------------------------------

 

Hamile kalırsa kalsın

 

İki Karadenizli Karadeniz de cay bahçesinde çalışırlarken nataşalardan

birisi kendilerine doğru yaklaşıyor. Bir miktar para karşılığı

kendileriyle birlikte olabileceklerini ancak hamile kalmaması için

prezervatif kullanmalarının gerektiğini belirtiyorlar. Mesele

halloluyor.

Olaydan üç gün sonra Temel büyük bir sıkıntı içinde Dursun'a

sesleniyor:

 

- Ulan, Dursun! Hamile kalırsa kalsın. Ben artık prezervatifi

çıkaracağım.

 

------------------------------------------------------------------------

Müebbet

 

Zamanın en büyük Mayfa babası Çok ağır bir suçtan yargılanmaktadır ve

idamı istenmektedir. Jüri üyelerinin içinde Temel de vardır. Mafyanın

adamları mahkemeden önce Temeli bir kenara çekerler ve şöyle derler:

- Temel ne yap et Babanın idam kaparini müebbet'e çevir yoksa bu senin

sonun olur derler!!! Temel'in içine korku düşmüştür: Acep ne yapsam da

bu  adamı kurtarsam" diye düşünür. Dava baslar günlerce devam eder ve

nihayet   Jüry üyeleri karar vermek üzere odalarına geçerler. Aradan uzun bir

süre  geçtikten sonra jüry geri gelir ve kaparini okur:

- Müebbet hapis derler. Bunu duyan Babanın adamları ne yapacaklarını

şaşırırlar doğru Temel'e gidip:

-Af ferim sana Temel simdi gözümüze girdin derler. Ehh be Temel iyi

güzel de bu isi nasıl basardın diye sorarlar. Temel:

- Sormayın bre uşaklar der millet Beraat Beraat diye tutturdu Muebbete

çevirmek kadar aklan karayı seçtim der.

 

------------------------------------------------------------------------

 

Yılan sokmuş

 

Temel'le Dursun bir gün ava gitmişler. Bu arada Temel sıkışmış.

Çalıların  arasına doğru isini yaparken bir yılan fırlayıp ısırmış orasından.

Temel   feryat ederek Dursun cep telefonunu uzatarak:

-Çabuk ilk yardimu ara. Dursun aramış. Durumu anlatmış. Telefonun

ucundaki yardim eden kişi baslamış ilk yardımı nasıl yapılacağını

anlatmaya:

-Önce ısırılan yeri hafifçe yarın..

Dursun:-Evet anlatın..

-Sonra yılanın ısırdığı yeri emip emip tükürün...Demeye kalmamış Dursun

Temel'e dönerek:

-Temel hiç şansın yok öleceksin.

 

------------------------------------------------------------------------

 

Hatırla ula hatırla

 

NATO da komutanlar aralarında konuşuyorlarmış, her ülkenin komutanı

kendi  askerinin daha dayanıklı ve ser verip sır vermeyeceğini iddia ederler

neyse her ülkeden bir asker çağırırlar ve bir sır verirler:

Ne olursa olsun kimseye söylemeyeceksin diye tembih edeler. Sonrada o

askerleri sorgulamak için en usta işkencecileri görevlendirirler Alman

Askerini çağırırlar başlarlar sorgulamaya Alman askeri 2 saat sonra

bülbül gibi öter ve kendisine verilen sırrı söyler. italyan Askeri 3

saat  sonra öter. Yunan Askeri 1 gün sonra öter. Bizim Temel i alırlar

sorguya  1 gün 2 gün ,3 gün, 1 hafta, Temeli konuşturamazlar. Türk kumandanı

tebrik ederler ve Temeli salıverirler. Bizim Temel çıkar çıkmaz hemen

koşar ve kafasını duvarlar a vurarak bağırır:

- Hatırla ula neydi hatırla

 

------------------------------------------------------------------------

 

Hükümsüzdür

 

Temelin esi evden kaçar,Temel Çok kızar ve gider kendine yeni bir es

bulur.

Daha sonra gazeteye ilan verir,yeni eş aldığımdan eskisi hukuksuzdur.

 

------------------------------------------------------------------------

 

Tecrübe

 

Dört kişilik avci gurubu, tecrübeli avcı Temel'in önderliğinde ormanda

ilerlemektedirler. Karşılarına küçük bir delik çıkar.

Temel: - Yatın yere, tavsan deliği !

Bütün avcılar yere yatarlar. Gercekten bir muddet sonra delikten tavşan

çıkar. Avcılar hemen vururlar. Tekrar yürümeye başlarlar. Bir sure

sonra  büyükçe bir delik çıkar karşılarına.

 

Temel: Yatın yere, tilki deliği!

Yatarlar. Biraz sonra tilki çıkar. Onu da vururlar. Tekrar yola

düşerler.

Bu defa daha büyük bir delik çıkar.

Temel: -Yatın yere, ayi ini !

ere yatarlar ve çıkan ayıyı vururlar. iyice keyiflenen avcılar

yürümeye  devam ederler. Kısa bir zaman sonra kocaman bir deliğin başında

dururlar.

Acemiler hep birden Temel'e bakar.

Temel: - Uşaklar ne cikacağini bilmiyorum. Ama Yatın yere, ne çikarsa

bahtimiza !

. . .

. . .

Ertesi gün gazetelerde manşet:

Dört avcı tren altında can verdi...

 

-----------------------------------------------------------------------

 

Doping

 

Temel olimpiyat oyunları, 100 metre finalinde doping yapmış.

Anlaşılmasın diye sonuncu olmuş.

 

------------------------------------------------------------------------

 

Deve

 

Temel, bir gün Afrika'ya gider. Hazır gitmişken bir de deveye bineyim

öyle döneyim der. Neyse deve kiralayan bir yer bulur ve sahibine nasıl

sürüldüğünü sorar,

-Oh diyince gider. Ohhhh Ohhh! diyince koştura koştura gitmeye baslar.

Temel sorar:

-Eeee, nasıl duracağım?

-Amin diyince de durur.

Neyse bizim adam biner deveye, - "oh", der, başlar yavaş yavaş gitmeye.

Neyse, bir süre sonra sıkılır ve

"Ohhhh Ohhhh!" der. Bu sefer deve de koşturmaya başlar. Temel çok

keyiflidir. Bir yandan koştura koştura giderken bir yandan da çevreyi

seyretmektedir. Tam bu sırada bir bakar karsında bir uçurum. Ne

yapacağını şaşırır. Heyecandan ne söyleyeceğini unutur. Neyse der bari

bir "son dua" okuyayım ve baslar okumaya. Duasını bitirince "Amin" der

ve deve zınk diye durur uçurumun kenarında. Bizim adam kurtulmanın verdiği

rahatlıkla derin bir nefes alır:

-OHHH BEEE!

 

------------------------------------------------------------------------

 

Fotoğraf

 

Temel bir is için bir fabrikaya başvurmuş. Fabrika da 12 tane vesikalık

fotoğraf istemiş. Temel kara kara düşünmeye başlamış, 'vesikalık

fotoğrafı nasıl çektirecem ben simdi' diye. Durumu Idris'e açıklamış. O

da demiş ki:

- üzülme Temel, geniş bi arazide bi çukur kazarız, sen sadece vesikalık

kısmın gözükecek şekilde çukura girersin, ben de senin resmini dedemden

kalma yadigarla çekerim, demiş. Temel kabul etmiş ve yer ve zamanı

ayarlamışlar. Buluşma vaktinden önce Temel Buluşma yerine gidip 12 tane

kuyu kazmış. Idris gelince şaşırmış:

- Yahu Temel, niye 12 kuyu kazdin ki, demiş, ben zaten 12 tane fotoğraf

makinesi getirmiştim. Hiç gerek yoktu kazmana.

 

------------------------------------------------------------------------

 

Kuş sanduydum

 

Temel şehre inmiş. Bakmış pencere kenarın da bir papağan.

İçinden:

- Allah Allah kuşa bak yav. demiş. Tabii bu arada papağan da Temelin

kendisine baktığını görüp:

- Ne bakıyorsun hemşehrim... demiş . Temel biraz şaşkınlık biraz da

saflıkla:

- Afedersun hemşerum. Ben seni kuş sandiydum.

 

------------------------------------------------------------------------

 

Elleme Geçsin

 

Karadeniz'de iki isçi tarlada çalışırlarken üzerlerinden bir uçak

geçiyor  biri yukarıya bakarak:

- Bak Temel uçak geçiyor. öbürü hala işiyle meşgul:

- Ula Dursun elleme geçsin.

 

------------------------------------------------------------------------

İki maaş

 

Temel çok zengin ayrıca prestiji de sağlam. Bir gün otelin birinin kral

dairesin de ummadık bir şey oluyor. Temel altına kaçırıyor. Temel

pantolonu fazla kirlenmediğine seviniyor ama çorap batmış. Şimdi komiyi

çağırsa rezil olacak. En iyisi diyor pencereden aşağı atayım. çorabı

pencereden salarken elinden kaçıyor ve tavana çarpıp yere düşüyor.

Eyvah

tavan mahvoldu çaresiz artık komiyi çağırıyor. Komi içeri giriyor.

 Temel:

- Su tavandakini temizle sana bir maaşın kadar avans vereyim. Komi çok

şaşkın şekilde cevap veriyor:

- Sen onu oraya nasıl yaptığını söyle ben sana iki maaşımı vereyim.

 

------------------------------------------------------------------------

 

Ağır roman

 

Temel kırtasiyeye girmiş. Bilgiç bilgiç:

- Bana bir roman lazım. Kırtasiye tezgahtarı sormuş:

Efendim ağır mi olsun hafif mi? Temel:

Fark etmez canım. Nasıl olsa arabam dişarida.

 

------------------------------------------------------------------------

 

Polis yok

 

Temelle Dursun kamyona 6 metre yüksekliğinde eşya yüklemişler.

İstanbul'a

götürüyorlar. Giderken 100 metre ileride bir köprü gözlerine çarpmış.

Köprü yüksekliği 4.50 m. belirtilmiş. Temel arabayı köprüye 15 metre

kala  yavaşlamış. Dursun etrafa bakmış. Temel'e:

- Temel gazla etrafta polis falan yok.

 

------------------------------------------------------------------------

 

 

Telsiz telefon

 

Temel bilim adamı iken bir arkeoloji araştırmaları konferansına davet

edilir. Amerikalılar anlatmaya baslar;

-Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon

kabloları bulduk. öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon

kullanmışlardır. Sıra Türkiye ye gelir ve Temel baslar anlatmaya:

-Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 metre aşağı indik ama bir şey

bulamadık. öyleyse atalarımız telsiz telefon kullanmışlardır.

 

------------------------------------------------------------------------

 

Öksürayrum

 

Temel dahiliyeciye gitmiş. Doktor ona neyinin olduğunu sormuş.

-Öksürayrum,demiş Temel.

-Ne zamanlar öksürüyorsun?

-Tuvalette oturayurken kapiyu tiklattiklari zaman,demiş Temel.

 

------------------------------------------------------------------------

 

kulak doktoruna

 

Temel iç hastalıkları uzmanına gitmiş.

Doktor:

- Şikayetiniz nedir ? dediğinde:

- Bir suredir sessiz sessiz yellenmeye başladım. Ne tavsiye edersiniz?

demiş.

Doktor:

- Önce bir kulak doktoruna gitmenizi tavsiye ederim !!!

 

------------------------------------------------------------------------

 

Tehlikeli

 

Temel İngiltere'ye gidecekmiş. Arkadaşı Cemal İngiltere'de trafiğin

soldan olduğunu ve bunun Temel için oldukça tehlikeli olacağını

söyleyip,  dikkatli sürmesini örgütlediğinde, Temel:

- Merak etme geçen gün Rize'den Samsun'a soldan gittim,bunun ne kadar

tehlikeli olduğunu bilirim daa !!!

 

------------------------------------------------------------------------

 

semus

 

 Temel izmir'de efes Otel'e gitmis. "Yuzme havuzuna cittim, peni

attilar" demis. Nedeni sorulunca,

- Havuza isedum, demis.

- Amaan herkes isiyor, seni niye kovdilar, denince Temel soyle cevap vermis"

- Tramplenden isedum.

 

------------------------------------------------------------------------

 

Kaput ve gaz maskesi

 

Temel bir maskeli balonun yarismasinda kompozisyonuyla birinci gelmis.

Cirilciplak, kafasinda gaz maskesi, elinde bir demet cicek ve orasinda

sallanan bir prezervatif. Juriye gore: ciplaklik fakirligi; Gaz maskesi hava kirliligini; Prezervatifde bedensel kirliligi simgeliyormus. Bir demet cicek ise dogayi simgeliyormus.Hayir diye itiraz etmis Temel.

- Punu temek istemistum. Kaput kullanmak, cicegi gaz maskesiyle

koklamaya penzer.

 

------------------------------------------------------------------------

 

Biraz da sen ye

 

Temel 'in uc oglu varmis. Onlara findik getirmis.

- Yiyin finduklari da pipiniz buyusun, demis.

- Temel, piraz da sen ye, demis karisi Fadime.

 

------------------------------------------------------------------------

Aksamlari da tras ol

 

Temel Fadime'ye

- Sabah tras olunca on yas gencleseyrum, daa.

Fadime Temel'e

- Ula Temel, oyleyse aksamlari da tras ol.

 

------------------------------------------------------------------------

 

Pen nerdeydum?

 

Temel'in kizi Fadime babasina sormus,

- Annemle evlendiginizde pen nerdeydum?

Temel:

- Palayina ciderken benumleydun. Tonerken annene cectun.

 

------------------------------------------------------------------------

 

Tam tamina penziy

 

Temel bi gun kasketini evde unutup kahveye gitmis. Cemal temeli gorur

gormez acik basini sivazlamis ve:

- Hayrettur, senin pasun karimin popsuna penziy, demis.

Temel'de basini ilk kez yokluyor gibi sivazlamis,

- Ula Cemal haklisun. Tam tamina penziy...

 

------------------------------------------------------------------------

 

Kuyrugundan daha kolay

 

Temel'le Cemal bir gün geyik avına gitmiş, (hakiki boynuzlugeyik)

Akşama  doğru bir geyik vurup boynuzlarından tutupçeke çeke köyün yolunu

tutmuşlar. Bir ikisaat sonra köy görünmeye başlamış. Tam o

sıradakarşıdan  İdris 'in geldiğini görmüşler. selam sabahtansonra Idris bunlara:

- Boynuzlarından değil de kuyruğundan çekerseniz daha kolayolur demiş

ve   sonra ayrılmışlar. Başlamış bizimkiler kuyruğundançekmeye Temel: - Yaw

gerçekten böyle dahakolaymış biz niye düşünemedik? Cemal:

- Evet hehheh!.. Böyle bir süre gittikten sora CemalTemel'e:

- Ula Temel köyden baya uzaklaştık. Hadi biz yineboynuzlarından

çekelim"..

 

 

Eczaci

 

Temel eczacılık fakültesini bitirmiş. Fakat eczane açacak parası yok,

girmiş bir eczaneye:

- Beyefendi sizde sogan var mi? Adam Temel'i basindan savmis. Temel bu

durur mu? Hergun yeni sacma sorularla geliyormus. Birgun eczaci

Temel'e:

-Kardesim senin derdin ne?

-Burayi bana sat. Eczaci kurtulmak icin eczaneyi yok pahasina satmis.

Fakat birkac gun sonra eczaneyi satan adam ayni numarayiTemel'e yapmak

icin iceri girmis, Temel'e: -Siz de sogan varmi?demis... Temel adama:

- Biz de sogan var ama senin receten var mi,

 

 

 

Temel, İdrisle birlikte Amerika'ya calışmaya gider. Çokararlar ama bir

türlü iş bulamazlar. Tam ümitsizliğekapıldıkları bir sırada, gözlerine bir

ilan ilişir. "Kızılderili kafa derisi getirene, tanesine $5000

verilir"Bunun üzerine kızılderililerin nerede yaşadığını soraröğrenirler

ve araziye kızılderili avına çıkarlar. O ara 2tane yaşlı kızılderili denk

gelir. Bu iki yaşlının kafaderisini yüzüp şehre getirirler ve $10.000

paralarını alırlar.Vay be, para kazanmak ne kadar da kolaymış deyip parayı

harvurup harman savururlar. Tabi kısa sürede paraları biter. Bunun üzerine

yeniden avaçıkarlar. Akşama kadar dolanırlar fakat bir şey

bulamazlar.Akşam olduğu için mola verirler. Bir ateş yakıp,

yanındauyurlar. Sabaha karşı İdris uyandığında bir bakar ki etrafları

"binlerce" kızılderili tarafından çevrelenmiş. Bunun üzerine heyecanlanır

ve Temel'i uyandırır.Temel kalk, ZENGİN OLDUK, daaa

 

 

Temel savasta buyuk catismanin hemen ardindan gecenin

sessizliginde bir sigara yakar. Arkadasi bagirir,

* Ne yapiyorsun bu cok  tehlikeli !..

Temel sakin,

* Merak etme icime cekmeyrum.

 

******************************************

 

Bir araba yasli Temel'e carpar. Arabanin soforu bagirir,

-Suc sende ben 20 yillik soforum!..

Temel karsilik verir,

-Pen de 40 yildir yureyrum!

 

 *************************************************

 

PARANOYA

 

Temel ailesi yuruyerek bir yere giderken Temel yerde muz kabugu

gormus,

- Ha usaklar Tikkat edun, pirazdan yine tusecaguz, demis.

 

 

BAKIS

Temel otobuse binmis. Sormuslar,

- Ne yaptin, pilet aldin mi?

- Piletci sankim pilet almamusum gibi paga manali manali paktu.

- Peki sen ne yaptin?

- Pen de sankim pilet almisum gibi ona manali manali paktum.

 

 

KASKET

Temel basindaki kasketi gosterip,

- Bu kasket penu on yas genclestirdu, demis.

- Kac yasindasun, diye sormus Cemal.

Temel,

- Kasketli mu, kasketsiz mu, diye yanitlamis.

 

 

ONLEM ALMAK

 

Cemal ile Temel askerde beraber nobet tutarlarken, komutanlari bir

bakmis Cemalin elinde bir mektup, okuyor.

- N'apiyorsunuz, demis.

Temel:

- Sevculumden mektup celdi. Okuma yazma pilmem, Cemal okuyo paga.

- Peki Cemal'in kulaklarindaki pamuk ne?

temel:

- Mektubu tuymasin diye....

 

 

MAZERET

Temel askerligini yapiyormus. Bolukte kirk ere izin vermisler. Gec

kalirlarsa cadir hapsi var, ancak iyi bir mazeretleri olursa affedilecekler.

Kirk kisiden otuz dokuzu da gec kalmis, hep ayni mazeret:

- Atla istasyona celeydum. At catladi, tren kacti, gec kaldum.

Derken kirkinci da tamamlanmis, Temel cika gelmis.

- Senin de mi atin catladi, diye sormuslar.

- Hayir, demis. Yoldaki otuz dokuz at lesini gecemedum.

 

GUVENCE

Temel'in on ikinci oglunu askere cagirmislar,

ondan onceki onbir tanesi askerde oldugu icin

Temel itiraz etmis,

- Soyleyin padisahiniza penum seyime guvenip saga sola savas

acmasun.

 

 

AMERİKALI

 

 Temel ile İdris çok eskiden bi yolculuğa çıkmışlar. Temel'in arkasında

 saz, İdris'in sırtında azık, Asya'yı geçip, Amerika'ya gelmişler. Burda

 dolaşırken birden etraflarını kızılderililer sarmış .  Napıcaz derken

 Temel: "Ben sazımı çıkartıp çaliim, bunlar böyle bi şey görmemişlerdir."

 diyip başlamış saz çalmaya. Temel'in saz çalışını duyan bütün

 kızılderililer son hızla kaçmış.  Bunun üzerine İdris "Buraya bi tek saz yetti, buranın adı TekSaz olsun" demiş. Gene yola koyulmuşlar... Bi gun yine kızılderiler etraflarını sarmış. Temel gene aynı taktik saz çalmış. Sazı duyan yerliler iyicene sinirlip üzerlerine yürümeye başlamış Temel  ile Idrisin.  Bunun üzerine İdris'de güzel bi gaz çıkartmış. Kokuya dayanamayan kızılderilerin hepsi vınn..

 Temel "Buranın adı da Laz VeGaz olsun bari" demiş. Dolaşmaya devam ederlerken gene kızılderililer saldırmış. Temel başlamış saza ama sazı duyan kızılderililer çok sinirlenip almışlar sazı Temelin  münasip yerine monte etmişler ve gitmişler. Bunun üzerine Idris "Buranın adı da ArkanSaz olsun Temel." demiş..

 

 

 

Of'lu hoca Cuma namazinda içki içenleri fena azarliyordu: "Paranizi

sokaga atiyorsunuz! Kazanan kim? Meyhaneci... En büyük dükkan kimin?

Meyhanecinin... En güzel ev kimin? Meyhanecinin... Ya en güzel araba?

Meyhanecinin... Bu paralari veren kim? Ha sizin gibi kafasizlar..."

 

Aradan 2 hafta geçer, Temel kosarak hocanin yanina gelir ve ellerine

sarilip öperek: "Allah razi olsun hocam, senin verdigin içki vaazi

sayesinde hayatim kurtuldu.." Hoca memnun: "Aferin, içkiyi birakmanin

mükafatlarini ahirette de göreceksin oglum." der.

 

Temel düzeltir: "Içkiyi birakmadim hocam, meyhane açtim!"

 

 

 Temel küçük yaşta köyünden ayrılıp gurbete okumaya gitmiş.Okuyup mühendis

 olmuş.. Derken siyasete atılmış,önce milletvekili,sonra bakan olmuş..

 Gel zaman git zaman günün birinde bakan olarak köyüne çok yakın bir yere

 temel atması gerekmiş.Bizim Temel, bunu fırsat bilerek,programında

 değişiklik yapıp seneler önce ayrıldığı köyüne uğramış.Arkasına takılan

 gazeteci ordusuyla birlikte, akraba-eş-dost ziyaretlerinden sonra köyünü

 dolaşmaya çıkmış.

 Köyü dolaştıkça çocukluk anıları tazelenmiş ve başlamış anlatmaya:

 - Ah.ah!..şu yalaktan az mı su içmiştim...

 - Şu dere de az daha boğuluyordum...vs.vs...

 Temel ve arkasındakiler bir samanlığın önüne geldiklerinde, Temel yine

 derinden bir iç çekmiş ve gazetecilere dönerek:

 -Şu samnlıkta da ilk seks denememi gerçekleştirmiştim..Hemde müstakbel

 kayınvalidemin önünde..deyince,gazetecilerden birisi sormuş:

 - Kayınvalideniz bir şey demedi mi efendim?...

 - Dedi tabiki..

 - ne dedi efendim?...Temel yanıtlamış:

 - Meeee.....

 

 

 

 

    TEMEL ILE OGLU

 

    Temel aksam evde ogluna sorar:

   -Bugün okulda ne yaptiniz?

   -Dinamit yaptik.

   -Yarin ne yapacaksiniz?

   -Okulu yapacagiz.

 

 

 TEMEL BANYODA

 

 Temel dus almaya girer, sampuani saclarina bosaltip ovalamaya

 baslar.Sirtini keselemeye gelen annesi sorar:

 - "Olum kafani islatmiyacakmisin ?".Temel cevap verir:

 - "Yok anne bu sampuan kuru saclar icinmis !"

 

Temel askere gitmis. Mutfakta calismaya baslamis.

 Mutfaga her girdiginde buzdolabina selam veriyormus.

 Bir gun komutan sormus "Niye buzdolabina selam veriyorsun" .

 Temel cevap vermis : "General Electric".

 

 Tursun sormus Temel'e:

 - "Ula Temel, sen kaç dua bilisun"

 Temel:

 - "Dört dane dua piliyrum daa." demis.

 Tursun:

 - "Hancilerini pilisun?" demis.

 Temel:

 - Üç kulvuallah bir Elham'i piliyrum daaa!"

 

 Temel dünya turuna ç?kar ve yolu Kanada'ya da dü?er. K?rky?lda bir

 Karadeniz'de hamsi avlamaktan daha de?i?ik bir f?sat ç?kt???n?

dü?ünerek

 buz

 tutmu? bir gölde, buzu k?r?p bal?k tutmaya özenir ve i?e koyulur. Tam

buzu

 k?racakken, insan?n içini titreten bir ses duyulur:

 "O?lum burada bal?k yok"

 Temel az öteye gidip tekrar buzu k?racakken ses yine gürler,

 "Burada bal?k yok dedim sana"

 Temel'in eli aya?? titreyerek seslenir

 "Tanr?m, sen misin yoksa"

 Ses yeniden duyulur,

 "Hay?r o?lum ben buz hokeyi pistinin spikeriyim.."

 

 

İKİ KERE İKİ

 Lazın oğlu yüzünde üzgün bir ifade ile okuldan gelmiş. Babası durumu görünce sormuş:

 - Ne oldu ?

 - Matematik dersinden zayıf aldım.

 - Niye ?

 - Öğretmen 2 kere 2 kaç eder dedi, bende 6 dedim.

 - E oğlum, 2 kere 2 dört eder, hadi bilemedin beş eder. 6 nerden çıktı?

 

 

İSTİKAMET

Temel trene binmiş, Kontrol gelmiş, biletinin İstanbul'a olduğunu, trenin Ankara'ya gittiğini söylemiş. Temel kendinden emin:

- Peçi maçinist yanlış istikamete cittiğini piliy mi?

 

 

MECNUN

 Temel Fadime'yle tiyatro gişesine gitmiş:

 - Pize içi pilet lütfen.

 - Leyla ile Mecnun için mi?

 - Hayir Fadime'yle penum için.

 

 

NOŞUT

 Temel Afrika'ya safariye gitmiş. İlk günün sonunda gece otelin lobisinde avcılar konuşuyormuş. İngiliz ben bugün 1 gergedan vurdum demiş. Fransız ben de 1 aslan vurdum demiş. Temel de ben de 1 noşut vurdum demiş. İngilizle Fransız anlamamış ama cehaletleri belli olmasın diye de sormamışlar. Ertesi gün yine ava gidilmiş gece yine toplanmışlar. İngiliz ben 2 kaplan vurdum demiş. Fransız ben de 1 fil vurdum demiş. Temel ben 4 noşut vurdum demiş.

 İngiliz dayanamamış sormuş:

 - "Kusura bakma ama noşut nasıl birşeydir? Bunca yıllık avcıyım hiç duymadım."

 Temel de "Ben de ilk defa burda gördüm. Kara kara birşeyler insana benziyorlar. ellerini kaldırıp noşut noşut diye bağırıyorlar

 

 

KAZA

 Bir araba yasli Temel'e çarpar. Arabanin soförü bagirir,

 - Suç sende ben 20 yillik soförüm!..

 Temel karsilik verir,

 - Pen de 80 yildir yüreyrum