MAFYA BABASI
Mafya
babasi korumaya aldigi muesseselerden haraclari toplamak icin yeni
bir
tetikci buldu.Sectigi adam sagir ve dilsizdi. Baba, yeni tetikcinin
polisin
eline gecerse, fazla bir sey anlatmasinin mumkun olamayacagini
dusunuyordu
boylece..
Baba,
bir gun odemelerin geciktigini fark etti ve tetikciye adamlarini
gonderdi.
Adamlarin sagir dilsizle anlasmalari mumkun olmadi tabii. Bunun
uzerine
Baba sagir dilsizi odasina aldirtti. Bir de isaret alfabesi
bilen tercuman buldular.
Tercuman isaretle sordu:
"Para
nerde?.."
Sagir
dilsiz isaretle yanit verdi:
"Ne
parasi.. Benim paradan haberim yok.. Neden bahsettiginizi
anlamiyorum."
Tercuman
tercume etti.
"Neden
bahsettiginizi anlamiyormus .."
Baba
38?ligini koltuk altindan cekip sagir dilsizin beynine
dayadi..
"Simdi
sor bakalym, para nerde?.."
Tercuman i aretle sordu:
"Para nerede?."
Sagir
dilsiz isaretle yanit verdi:
"Central
Park?ta, Bati 78?inci Caddeye acilan kapidan girince soldan
ucuncu
agacin kovugunda 100 bin dolar var."
Baba
ofkeyle gurledi:
"Ne
dedi?.."
Tercuman
yanitladi:
"Dediki
hala neden bahsettiginizi anlamiyormus. Ayrica diyor ki, o tetigi
cekmeyi
de kiciniz yemezmis!.."
KIZILDERİLİ
Kizilderili kabilesinin liderinin kucuk oglu babasina cekinerek
sordu:
"Baba, neden bizim isimlerimiz beyazlarin isimleri gibi degil?"
Reis "bizim isimlerimizin birer hikayesi vardir. bu bir
gelenektir" dedi
O?lan "nasil yani" dedi
Reis "sana bir kac tane ornek vereyim" diyerek aciklamaya
basladi.
"Mesela ben dogdugumda cadirimizin etrafinda vahsi bir puma
dolasiyormus benim adimi VAHSI PUMA koymuslar. Agabeyin dogdugu anda
gok
gurledi adini GOKGURULTUSU koyduk. ablan dogdugunda ay dolunaydaydi.
adini
DOLUNAY koyduk. kardesin dogdugunda gokkusagi cikmisti adini
GOKKUSAGI koyduk.. anladin mi simdi PATLAK PREZERVATIF"
MEKTUPLAR
Sevgili Babacığım,
burada telefon haTLları
bozuk,görüşemedik o nedenle yazıyorum.
kaTLanılması zor bir durumdayım.
aTLatabilmek için biraz destek
gerek.
bir anlamda lastik paTLadı diye
düşünebilirsin,durumu anlamışsındır.
anneme söyle,eTLi pilavını çok
özledim.
Oğlun
Sevgili oğlum;
ne kadar NAHif olduğunu düşünüyor,
bunu kalbinin temizliğine
yoruyorum
annenle tatilimiz sırasında
çeşitli
NAHiyelere uğrayarak dolaşıyoruz.
annene kalsa NAHcıvana kadar
gideceğiz.
İyilik haberlerini aldık.
Hatların düzelsin telefonla da görüşürüz
Baban
Yasli bir amca eseginin uzerinde karayolunda seyretmektedir.
Bunu goren trafik polisleri amcaya takilmak isterler ve
onu
durdururlar.
Polis: Be amca, necin dakman golani? (Golan: Emniyet kemeri)
Amca: Dakmam be iste!
Polis: E bak gordun mu, simdi ceza keseceyik.
Amca: Kes bakalim
ne keseceysan da gidecem; acele isim var.
Polis: Peki amca,
cezayi sana yazalim yogsam esege?..
Amca: ???
Polis: Yani cezayi sana yazarsak 5 milyon odeycen, esege
yazarsak 3 milyon odeycen.
Amca: Bana kes o
zaman.
Polis:Neden sana keseyoz amca?
Amca:Onun sicili
temiz olsun polis yapacaz onu!
PORSCHE
Adam otoyolda Porshe'nin tadini çikartiyor, sol seridi
tutturmus,
önü açik gidiyor.Sag seritten bir Vosvos hizla yanindan
geçiyor,
Vosvos'un söförü pencereden kafasini çikartipPorshe
soförüne bagiriyor: "Sen
Vosvos'u bilir misin Vosvos'u?" vynlyyor Vosvos
gidiyor. Porshe sahibi
basiyor gaza, Vosvos'u yakalayip geçiveriyor. O sirada
Vosvos soförüne
de alaycy bir baky? atyyor. Otuz saniye sonra Vosvos
yine sag yan camda
beliriyor ve hyzla geçerken soförü camdan bagyryyor:
"Sen Vosvos
nasildir biliyormusun..." Vynnnn! Vosvos Porshe'yi
yine ekiyor! Porshe sahibi
yine yakaliyor lakin Vosvos yine geçiyor ve çyglik
atiyor: "Vosvos nasyl
Vosvos?"
Porshe bu sefer iyice gazlyyor, tam Vosvos'u
yakalayacak... Vosvos
Yoldan çIkIp bir agaca bindiriyor. Allah'tan hava
yastIklarI çalIsmış ölüm
yok, adam sadece sokta, Porshe sahibi yanyna yaklasyyor:
"Kardesim senin
neyine Porshe ile yarismak, bir de insani tahrik
ediyorsun her geçisinde "Sen
Vosvos'u bilir misin" diye...Vosvos'cu konusur:
"Seni yarisa tahrik etmiyordum ki..."
"Ya ne yapiyordun?" "Sen Vosvos'u
biliyorsan freni nerede diye soracaktim!"
Bir doktor,
hemsiresi ile bulusmalara baslar.
Bu bulusmalardan
kisa bir sure sonra, hemsire gelir ve hamile
oldugunu soyler.
Fakat Dr.; bu olayi karisinin duymasini
istemediginden,
hemsireye bir miktar para verir ve italyaya gitmesini ve cocuk
dogana kadar orada kalmasini
ister.
- Fakat bebegin
dogdugunu size nasil haber verecegim? diye
hemsire sorar;
- Bana hemen bir
kart gonder ve arkasina "spagetti "
diye yaz.
Ben durumu
anlarim. Baska bir aciklama yapmana gerek yok der doktor.
Hemsire parayi
alir ve ucaga binip italyaya gider.
Alti ay kadar
sonra, bir gun doktorun karisi evden arar ve doktora;
- Sevgilim,
bugun postadan senin adina avrupadan postalanmis
ilginc bir kart
geldi. Fakat ne anlama geldigini anlayamadim...
- Peki karicigim,
ben aksama eve gelince sana gerekli
aciklamayi
yapacagim.der doktor ve telefonu kapatir. O aksam doktor eve
geldiginde; karti
alir okur ve kalp krizinden oldugu yere duser.
Acil yardim ve
tibbi mudahelelerin sonunda doktor
kendine gelir ve
biraz rahatladiktan sonra , karisi karti alir ve okur;
"Spagetti,
spagetti, spagetti, spagetti"
- ikisi; sosisli, ikisi; sade ".
5 DOLAR
New York`tan Los Angeles`e giden ucakta cingoz
bir avukat ile sarisin
aptal gorunuslu bir hanim yanyana oturuyorlar.
Avukat hem hanimla
yakinlasmak hem de hosca vakit gecirmek icin
bir oyun teklif ediyor. Kabul
gorunce oyunu anlatiyor:
-Size bir soru soracagim, cevabi bilemezseniz
bana 5 dolar vereceksiniz,
sonra siz soracaksiniz bilemezsem ben size 50 dolar verecegim.
Ve ilk soruyu soruyor:
-Ay ile dunya arasindaki uzaklik
ne kadardir?
Kadin
tek soz soylemeden cantasindan 5 dolar cikarip adama uzatmis.
Soru sorma sirasi sarisina gelmis:
-Tepeye
3 ayakla tirmanip 4 ayakla asagi inen sey nedir?
Adam dakikalarca dusunmus... Yaniti bulamamis... Cuzdanindan
50 dolar
cikarip kadina uzatmis. Kadin parayi kibarca
alip cantasina koyarken
avukat merakla sormus:
-Cevap ne?
Kadin tek kelime etmeden cantasini acmis ve 5
dolar cikarip adama
uzatmis...
Küçük Can 7
yasindaymis, ve yasiti diger çocuklar gibi oldukça merakli imis.
Diger cocuklardan flort etmekle ilgili seyler duyuyormus. Flortun ne
oldugunu ve nasil yapildigini merak ediyormus. Bir gun annesine gitmis ve
ona sormus. Annesi ona aciklama yapacagina, bir gece perdelerin arkasina
saklanip ablasiyla erkek arkadasini izlemesini soylemis. Cocuk da oyle
yapmis, ve ertesi sabah gordugu herseyi annesine anlatmis: "Ablam ve
erkek
arkadasi bir sure oturup konustular, sonra isiklarin cogunu sondurduler.
Sonra ablami opup kucaklamaya basladi, Ablam kendini hasta hissetmeye
basladi ki surati bir tuhaf oldu. Erkek arkadasi da onun hasta oldugunu
dusunmus olmali cunku elini ablamin bluzunun icine sokup doktor gibi
kalbine
bakmak istedi. Ama doktor kadar iyi degildi cunku ablamin kalbini
bulmakta
zorluk cekiyor gibiydi. Ikisi de hasta oluyordu, cunku az sonra ikisi de
hizli nefes
almaya ve nefessiz kalmaya basladilar. Obur eli usumeye basladi
ki elini ablamin
eteginin altina soktu.O sirada Ablam divanin oteki ucuna
dogru gitti.O
sirada atesleri cikti.Bunun ates oldugunu biliyorum cunku
Ablam ona
yandigini soyledi. Sonunda, onlari bu kadar hasta eden seyin ne
oldugunu anladim.
. . buyuk bir yilan nasilsa ablamin erkek arkadasinin
pantalonunun icine girmisti.Yilan pantalonundan disari firladi ve orada
yaklasik 9 inc uzunlugunda havada dikildi.Herneyse, kacmasin diye onu tek
eliyle yakaladi. Ablam onu gordugunde gercekten korktu. Gozleri faltasi
gibi oldu agzi acik kaldi, "Tanrim" dedi. Ona birde golde
gordugum yilanlari
soyleseydim! BRHerneyse, ablam cesaretini topladi ve basini isirip
kopartarak yilani oldurmeye calisti. Birdenbire, ablam bir ses cikardi ve
yilani serbest birakti... sanirim yilan da ablami isirdi. Sonra ablam onu
iki eliyle sikica tuttu ve erkek arkadasi cebinden kucuk bir baslik
cikartti
ve tekrar isirmasin diye yilanin kafasina gecirdi. Ablam yatti ve
bacaklarini ayirdi boylece onu makasa alabilecekti. Ve erkek arkadasi da
yilanin ustune yatarak yardim etti. Yilan direniyordu. Ablam inlemeye
basladi, erkek arkadasi divani kiriyordu sanki. Sanirim yilani aralarinda
ezmeye calisiyorlardi.BRBir sure sonra ikisi de durdu ve derin bir nefes
aldi. Erkek arkadasi oturdu yilani oldurmuslerdi. Oldugunu biliyordum
cunku
orada oylece asili duruyordu ve ici disina cikmisti. Ablamla erkek
arkadasi
savastan dolayi yorgun dusmustu ama yine de florte devam ettiler. Onu
tekrar
opup kucaklamaya basladi. Ve bir de baktim yilan olmemis! Birden ayaga
kalkti ve tekrar savasmaya basladi. Sanirim yilanlar kedi gibiler . . .
dokuz canlilar.Bu sefer Ablam ayaga kalkti ve yilanin ustune oturarak onu
oldurmeye calisti. 35 dakika ugrastiktan sonra, sonunda yilani
oldurduler.
Bu sefer oldugunu biliyordum cunku ablamin erkek arkadasi onun derisini
yuzdu ve tuvalete atip sifonu cekti." Sonunda Anne dayanamamis
bayilmis
Losyon
Ahmed sarayin hizmetkarlarindan biri.. Yillardir
Kraliçeyi görür
ve onun gögüslerine hayran olurmus..
Artik bir saplanti halini almis Kraliçenin gögüslerine
dokunmak,
öpmek..Tüm cesaretini toplayip haremagasina açilmis..
"Bana sultanin memelerini koklat.. Ömür boyu
biriktirdigim bin
altin senin" demis.. Harem agasinin akli yatmis bu
karli ise..
Kenar mahallelerde tanidigi bir simyaci, büyücü karsimi
bir
kadin varmis..Ona gidip bir losyon hazirlatmis ve bu
losyonu, sultanin o gün banyodan sonra giyecegi korsaya
iyice
sürmüs..
Sultan çiplak tenine korsayi takinca, losyon etkisini
hemen
göstermis. Memeleri yangin yeri gibi yanmaya baslamis.. Saray
doktorlari merhemlerle, ilaçlarla çare bulamamislar.. Sultan acidan,
kasintidan, yanmadan ölecek.. Harem agasi ortaya cikmis
ve padisaha
"Saray hizmetkarlarindan Ahmet, derdinize derman
olabilir. Onun
salyasi, herseye iyi geliyor. Tek çare, Ahmed'in dili..
Kraliçemizi
ancak o kurtarir, eger izin verirseniz" demis..
Padisah çaresiz çagirmis Ahmed'i hareme.. Ahmed bir
saate yakin
sultanla yalniz kalip muradina ermis...
Ne var ki söz verdigi halde 1000 altini harem agasina
vermeye
yanasmamis..
"Bu olayi açiklarsan ikimizin de kellesi gider. Bunu
göze
alamazsin.. Hadi bakalim, çek arabani" demis,
haremagasina..
Çok kizmis harem agasi.. Öyle kizmis ki.. Ertesi gün
ayni yakici
losyonu padisahin, banyodan sonra giyecegi donuna iki
kat
sürmüs..
Eczaneye giren delikanli, eczaci hanimi görünce geri dönmeye davrandiysa
da,
- Ne istediniz? Sorusu üzerine
durmak zorunda kaldi.
- Eczaci beyle görüsecektim.
- Eczanenin sahibi benim. Iki de bayan ortagim var. Ne
istediginizi bize
söyleyebilirsiniz. Delikanli, kizarip bozararak:
- Son günlerde bir seyler oldu
bana, dedi. Kadinlar beni çok tahrik
ediyor.Üç
bes kadin bile yetmiyor. Bunun için bana acaba ne
verebilirsiniz?
Eczaci hanim: - Bir dakika, dedi
içerdeki arkadaslarimla Konusayim.
Geri dönünce:
- Size, ayda sekiz bin frank
verebiliriz. Bizim evde kalirsiniz, yiyip
içmek de bizden.
---------------------
Nil ünal balik restoranina gider
ve ''neler var ?'' der.
''Baliklarimiz havuzda, camdan
görebilirsiniz'' diyen garson
''bunun izgarasi iyi olur bunun
bugulamasi'' diye tercihinde yardimci
olmaya çalisir.
Ünal, baliklardan birini isaret
ederek''bu taze midir ? '' diye sorar.
Garson ''Nil hn görüyorsunuz
yüzüyorlar diyerek espri yaptigini
düsündügü sirada Ünal soruyu
patlatir
''Tamam da ben nereden bilecegim
sizin bunlari kaç gün önce tutup,
buraya attiginizi''
****
Müslüm gürses'in cep telefonunun
ekraninda ''sebeke ariyor'' yazisi
çikinca, telefonunu''beni bir
sebeke ariyormus, sebekeyle, mebekeyle
isim olmaz.al sen konus,benim
içinde yok de ''
diyerek, basin danismanina
verdigi söylentisini gazetede okuyan Mustafa
Topaloglu, yanindakine seslenir.
''bu sebeke beni de
ariyor.numaralarimizi nereden buluyor bu adamlar?''
-------------------------
Sevgili oglum,
Senin hizli okuyamadigini bildigim icin bu mektubu yavas
yavas yaziyorum.Artik senin buyuk sehire gittigin sirada yasadigimiz evde
yasamiyoruz. Baban bir gazetede, insanlarin basina genellikle evlerinin 2 km
civarindaki bolgelerde kaza geldigini okumus o yuzden tasindik.Sana yeni adresi
veremeyrum cunku yeni evimizde bizden once oturan hemserilerimiz tasininca
adresleri degismesin diye kapi numarasini sokup goturmusler. Bu evde garip bir
camasir makinasi var. Gecen gun icine dort gomlek koydum. Calistirmak icin
duvardaki zinciri cektigimden beri gomlekleri gormedim. Gecen hafta sadece iki
kere yagmur yagdi. Ilki 3 gun surdu,ikincisi ise 4 gun. Benden istedigin yelegi
postaya verdim. Ancak halan, o koca dugmelerle paketin cok agir olacagini
soyledi.O yuzden dugmeleri kopartip yelegin cebine koyduk. Orada
bulabilirsin.
Sevgiler,
Annen Safinaz
Not: Sana biraz da para gonderecektim ama zarfi bir kere yapistirmis
bulundum.
Agop
Agop 'la
Haykanus kahvalti ediyorlarmis. Haykanus
sormus:
- Sular akmoor
Agop, bir bakarsin degil mi?
- Nereden
cikarirsin simdi Haykanus, ben muslukcumuyum?
- Peki
havagazini kontrol etsen.
- Canim,
tesisatci miyim?
- Agop, elektrik
dugmesi de bozulmus
- Yeter artik
Haykanus...
Agop aksam eve
geldiginde bir bakmis ki butun aksakliklar onarilmis.
Merakla sormus
Haykanus 'a:
- Canim karim,
kime yaptirdin bunlari? - Kirkor 'a rica ettim beni
kirmadi.
- Ne?...Kirkor
mu? O dunyanin en kotu adamidir.
Karsiliksiz bir
sey yapmaz.
- Evet bana
" ya benimle yatacaksin ya da cikolatali pasta yapacaksin"
dedi
-
Guzel...Pastayi yaptin degil mi?
- Ah Agop, nereden cikarirsin
bunu? Ben pastaci miyim?
Kadinla kocasinin arasinda uzun suredir bir faaliyet
yokmus. Koca
ne yaparsa yapsin
karisinin ilgisini cekmeyi basaramiyormus.En
sonunda
careyi karisini bir psikologa
goturmekte bulmus. Psikolog genc ve guzel kadinin problemini cozmek icin :
" Anlatin bakalim bir gununuz nasil
geciyor
"demis. Kadincagiz baslamis
anlatmaya ..." Sabahlari ise gec kalmamak
icin taksiyle gidiyorum. Fakat yanimda para
bulunmadigindan sofor " Bayan ya parayi odersiniz ya da …"diyor.
Mecbur kaldigim
icin ' ya da ' yi seciyorum. Durum boyle olunca ise gec
kaliyorum tabii *
Patronu kapida kaslarini catmis beni beklerken buluyorum.
Patron, "ise boyle gec gelmeye devam edersen seni
isten atarim ya da *
"diyor.
Yine' ya da ' yi tercih etmek zorunda kaliyorum. Aksam eve yorgun argin
geldigimde ev sahibi kapiya dayanip kirayi yine bir
hafta geciktirdigimizibelirterek
" ya kirayi hemen odersiniz ya da * " diyor. Eee,
haliyle yada' yi tercih
ediyorum. Kocam eve geldiginde de o isi yapacak halim
kalmiyor
tahmin edersiniz * " Psikolog kadina bakiyor
:" Hanimefendi tum bu
anlattiklarinizi kocaniza anlatabilirim ya da *
Yasli bir amca eseginin uzerinde karayolunda seyretmektedir.
Bunu goren trafik polisleri amcaya takilmak isterler ve
onu durdururlar.
Polis: Be amca, necin dakman golani? (Golan: Emniyet kemeri)
Amca: Dakmam be iste!
Polis: E bak gordun mu, simdi ceza keseceyik.
Amca: Kes bakalim
ne keseceysan da gidecem; acele isim var.
Polis: Peki amca,
cezayi sana yazalim yogsam esege?..
Amca: ???
Polis: Yani cezayi sana yazarsak 5 milyon odeycen, esege
yazarsak 3 milyon odeycen.
Amca: Bana kes o
zaman.
Polis:Neden sana keseyoz amca?
Amca: Onun sicili temiz olsun polis yapacaz
onu!
KOMUTAN EMİR ERİNE SESLENMİŞ;
- OĞLUM BANA BÖLÜKTEN BİR LAZER YAZICI BUL
GETİR..
ER HEMEN ODADAN AYRILMIŞ VE BİR SÜRE SONRA
YANINDA BİR ERLE DAHA GELMİŞ, KOMUTAN SORMUŞ:
- BU DA NEDİR?
ER SAKİN BİR ŞEKİLDE YANITLAMIŞ
-
BÖLÜKTE LAZ VE YAZICI OLAN TEK ER BU KOMUTANIM..
KOMUTAN SİNİRLE İÇ GEÇİRMİŞ
- ULEN İYİ Kİ SCANNER
İSTEMEDİK.......
PAMUK PRENSES,
HERKUL VE NOTRE DAME'IN KAMBURU AYNI SiRKTE SAHNEYE CIKIYORLARMIS. BiR GUN
OTURURKEN PAMUK PRENSES DEMiSKi:
-BENIM CADIRIMDA
SiHiRLi AYNA VAR GiRiP SORAYIM HALA EN GUZEL BENMiYiM?
CADIRA GiRiP
CIKAN PAMUK PRENSES DEMiSKi:
-AYNAYA SORDUM
HALA EN GUZEL BENMiSiM BUNUN UZERiNE HERKUL :
-BiRDE BEN SORAYIM HALA EN KUVVETLi BENMiYiM ? DER VE CADIRA GiRER. CADIRDAN CIKINCA DERKi:
-HALA EN KUVVETLi BENMiSiM
SIRA NOTRE DAME'IN KAMBURUNA GELMiSTiR.
ODA EN CIRKIN HALA BENMiYiM SORAYIM DIYE CADIRA GiRER.
CADIRDAN ON KARIS SURATLA CIKAN NORTE DOME'IN KAMBURU SiNiRLi BiR SEKiLDE
DERKi;
-KiM LAN BU REHA MUHTAR
Ali ile Ayse, tarladan köye dönmektedirler. Ali'nin bir
elinde,
ipinden tuttugu kuzu, öteki elinde, bos bir kova,
koltugunun altinda
bir tavuk, omuzunda da bir dirgen(çatala benzer
bir tarim aleti)
bulunmaktadir.
Ayse ise, bir kucak odun götürmektedir evine. Bir ara Ayse, Ali'ye
dönerek:
"Ali, bu
yolda seninle yürümekten korkuyorum, ya bana saldirirsan"
der. Ali de:
"Yapma yahu, elimde bunlar varken, sana nasil saldirabilirim
ki?" der.
Bunun üzerine Ayse:
"Ne
yani? Dirgeni yere batirip kuzuyu ona bagladiktan sonra,
tavugu da
kovanin altina kapatarak yapamaz misin yani?" der.
ECZACI
Genç kiz genç asigina telefon
açmis :
- Jean, demis , seni çok
arzuluyorum, geceleri uyku uyuyamiyorum.Ne olur
bu hafta sonu bize yemege gel. Seni
annem babamla tanistirayim.Sonra
benim odamda ders çalisiyor gibi yapar doya doya sevisiriz... Jean
ömründe
hiçbir kizla sevismemis, toy bir delikanli Bir eczaneye gitmis.Babacan
eczaciya :
- Bu hafta sonu önce bir aile
yemegi , pesinden atesli bir ask
yaayacagim, demis, o yüzden iyisinden iki kutu prezervatif istiyorum... Babacan
eczaci kutulari vermis, oglanin sirtini sivazlayip yolcu etmis. Jean
hafta
sonunda bir büyük buket çiçekle Françoise'nin kapisini çalmis. Genç kiz
kapiyi açmis.Jean'i dogrudan yemege almis.
Delikanli çok mahçup biçimde
masaya oturmus.Kizin ana babasinin yüzüne
söyle bir baktiktan sonra basini
önüne egmis.Baslamis dua etmeye.Ancak
dua bir türlü bitmiyor.Françoise sonunda dayanamamis, fisiltiyla :
- Ben senin bu kadar dindar
oldugunu hiç bilmiyordum Jean, demis... Jean
adeta inlemis :
- Ben de babanin eczaci oldugunu
bilmiyordum...
BIR KONU BIR KONUK
Gazetecinin biri yasli bir koy
korucusuyla roportaj yapiyor :
- Efendim, bu kadar zamanda
kimbilir ne güzel olaylar yasamissinizdir.
Güzel bir aninizi
anlatirmisiniz", diye sormus.
Ihtiyar baslamis : - Bir gün bizim
muhtarin esegi kayboldu. Bütün köy
esegi aramak için daga çiktik.
Saatlerce bir elimizde votka
aradik durduk. Sonunda da bulduk.Basladik
dagyolundan asagi inmeye.
Birden bizim muhtarin esegi
gözümüze bir güzel görünmeye basladi ...
Derken gazeteci : - Aman efendim, daha enteresan
bir aninizi anlatsaniz. Ihtiyar
köylü söze devam etmis : - Bir gün bizim
muhtarin kuzusu kayboldu.
Bütün köy muhtarin kuzusunu aramak
için daga çiktik. Saatlerce bir
elimizde
votka, hem yudumlanip hem yuruyerek
aradik durduk. Sonunda da bulduk. Basladik dag yolundan asagi inmeye.
Birden bizim muhtarin kuzu
gözümüze
bir güzel görünmeye basladi.. Demeye
kalmadan gazeteci yine adamin sözünü
kesmis :
- Aman efendim, oraya da
girmeyelim. Siz en iyisi kötü bir aninizi
anlatin. Adam yeniden söze
baslamis :
- Bir gün ben kayboldum
Osmanli donanmasiyla Venedik
donanmasi arasinda savas çikmis. Venedik
donanmasinin komutani Andrea Doria
imis. Gözcü Osmanli donanmasinin
yaklastigini fark edince hemen
Andrea Doria'ya haber vermis:
- Osmanli yaklasiyoor. Andrea Doria sormus:
- Kaç gemi var? Gözcü:
- 10-20 kadar. Komutan hemen emir
erini çagirmis: Oglum bana hemen
kirmizi gömlegimi getir. Emir eri sasirmis:
- Niçin komutanim? Andrea Doria:
- Savasirken yaralanacagiz. Kan
izi belli olmasin ve de askerlerin
cesareti kirilmasin diye... Bu
arada gözcüden yine ses gelmis:
- Efendim 50 kadar oldular. Andrea
Doria heyecanlanmis ve emir erine
tekrar seslenmis:
- Gömlegi bosver. Sen bana
kahverengi pantolonumu getir..
HOT DOG
Adam bir bufeye ugramis, bufedeki cocuga:
-Bana iki hot dog, biri hardalli olsun. Bufeci
sormus :
- Hangisi ?
Saddam &
Clinton
Saddam Huseyin
Bill Clinton'i ariyor ve "Ulkelerimiz arasinda baris ve
dostluk adina
yepyeni beyaz bir sayfa açalim" diyerek Bagdat'ta bir araya
geliyorlar. Clinton odada Saddam'in karsisina oturuyor,
bir bakiyor ki
Saddam'in
oturdugu koltugun kenarinda 3 tane dugme. Buna hicbir anlam
veremiyor tabi. Ve basliyorlar konusmaya...
Derken Saddam dugmelerden birine basiyor, pirt diye bir box eldiveni
cikiveriyor. Clinton ne oldugunu anlayamadan suratinin ortasina GUM diye
yumrugu yiyor. Saddam gulmekten yerlere yatiyor. Clinton sersemlemis bi
sekilde hic bozuntuya vermeden devam ediyor. Birkac dakika sonra Saddam
2.dugmeye basiyor. Yine suratina GUMM. Simsekler cakiveriyor. Clinton
yine
de baris konusuyoruz diye toparliyor ve konusmaya devam ediyorlar. 5
dakika sonra Saddam 3. ve son dugmeye basiyor. Bu sefer daha kocaman bir
ayak cikiyor ve Clinton'in bacak arasina KUUTT diye bir tekme indiriyor.
Clinton'in tabii sabri tasiyor ve konusmayi kisa kesip, "Benim Beyaz
Saray'a donme vaktim geldi!" diyerek ABD'ye dönüyor...
2 hafta sonra bu kez Saddam'in telefonu caliyor. Clinton, Onu Beyaz
Saray'a davet ederek baris gorusmelerine kaldiklari yerden devam etmeyi
teklif ediyor. Saddam da bunun uzerine ABD'ye ucuyor. Karsi karsiya
oturuyorlar, Saddam bir bakiyor Clinton'in oturdugu koltukta 3 tane
dugme.
"Anlasildi simdi bu benden 2 hafta oncesinin acisini cikaricak. Ama neler
olucak
acaba?" diye icine bir kurt dusuyor. Yine de konusmaya
basliyorlar.
Derken bir sure
sonra Clinton 1. dugmeye basiyor. Saddam irkiliyor
ama...???...hicbisey
olmuyor. Saddam saskinlikla bakinirken Clinton
gulumsuyor. Ve
devam ediyorlar. Derken 5 dakika sonra Clinton 2. dugmeye
basiyor. Saddam
korkuyla gozlerini kapatiyor. Ama... Yine hicbirsey
olmuyor. Clinton
kahkahayi basiyor. Saddam iyice afalliyor ama yine de
konusmayi
surduruyor. Ve 10
dakika sonra Clinton 3. dugmeye basiyor.
Saddam bu sefer koltuktan firliyor. Ama
yine hicbirsey oldugu yok???
Clinton'in gulmekten gozlerinden yaslar geliyor. Saddam'in sinirleri cok
bozuluyor, "bu kadari yeter, Ben Bagdat'a donuyorum!!!" diye
kapiya
gidiyor. Clinton gulmekten yerlerde yuvarlanirken Saddam'a sesleniyor:
- "Bagdat?! :)) .... HANGi BAGDAT ???!!! :))"
KADIN
KULAĞI
Adamın biri kazada kulaklarını kaybetmiş. Araştırmaları
sonucu iyi bir plastik cerrah bulmuş, ve girmiş ameliyata.
Ameliyat sonrası bandajlar açıldıktan bir süre
sonra: - "Aman Allahım Doktor! Bana kadın kulakları takmışsınız!"
diye bağırmaya başlamış.
- "Kulak kulaktır!" demiş Doktor... "Kadını
erkeği olmaz!"
- "Yanılıyorsunuz!" demiş hasta... "Herşeyi
duyuyorum ama hiçbir sey anlamıyorum!"
ÇILGIN
ÇOCUK
Yaşlı bir amca parkta bir banka çökmüş etrafı
seyrediyormuş... derken yanına bir delikanli gelmiş ki saçları kırmızı,
turuncu, mavi, sarı renk boyalı... Adam çocuğa bakakalmış... Çocuk da küstah
bir sesle:
- "Ne var moruk, sen hayatında hiç
çılgınca bişey yapmadın mı!" demiş... Adam gülümsemiş:
- "Yaptım.. bir seferinde çok sarhoştum
ve bir papağanı becermiştim.. Şimdi de acaba sen benim oğlum musun diye merak
ediyorum..."
ANNECİĞİM
EVLENİYORUM
Genç adam heyecanla eve gelmiş annesinin
yanına giderek;
"Anneciğim, evlenmeye karar verdim ve
hayalimdeki kadını buldum. Ancak senin de aynı fikirde olup olmayacağını merak
ediyorum. Eğlence olsun diye yarın sana üç tane hanım arkadaşımı getireceğim. Bakalım
hangisi ile evleneceğimi bulabilecek misin?"
Anne merakla kabul etmiş, getir bakalım,
demiş.
Ertesi gün, genç adam yanında üç tane güzel
hanımla eve gelmiş. Hep beraber oturmuşlar, sohbet etmeye baslamışlar.
Bu arada anne çay, pasta servisi yaparken,
sorular soruyormuş.
Akşam olunca hanımlar izin isteyip, kalkmışlar.
Genç, annesine dönerek; "Tahmin et
bakalım. Hangisiyle evleneceğim?"
Anne, büyük bir kararlılıkla; "Kızıl
saçlı olanla evleneceksin"
Genç çok şaşırmış; "Nasıl olur, nasıl
tahmin ettin? Tam isabet"
"İçlerinden bir tek onu sevmedim
BU BİR
Cocuk
dedesine sormus:
- Dede,
nenem ile kac yildir evlisiniz?
- 40
yildir evlat.demis dede.
- Peki
ama dede, ben sizi hic kavga ederken gormedim bunun sirri nedir?
- Otur
evlat anlatayim. Evlat biz ninen ile evlendigimizde elde avucta bir sey yok,
kimsemde yoktu. Ben neneni bizden oldukca uzaktaki koyden aldim, nikahimiz
kiyildi, benim at arabasina nenenin uc bes esyasini attik ve bizim koyun yolunu
tuttuk. Yolda benim atin ayagi surctu ve tokezledi. Ben "Bu bir"
dedim. Devam ederken bir daha tokezledi, ben yine "Bu iki" dedim.
Koye de daha epey yolumuz vardi, bizim atin
ayagi bir daha tokezleyince "Bu uc" dedim ve cektim belimden pistovu,
ati orada vurdum.
Ben ati vurunca nenen basladi bana soylenmeye.
"Biz simdi nasil gidicez, niye durup dururken ati vurdun. Sende hic akil
yok mu. Bu esyalari nasil goturucegiz" Ben de dondum nenene "bu
bir" dedim. O gun bugundur, gul gibi gecinip gidiyoruz
ANLAMSIZ
EVLİLİK
Cocuk babasina:
- Babacigim,
annem ile nasil evlendin?
Adam esine donuyor:
- Goruyormusun, cocuk bile anlam veremiyor.